PSİKANALİTİK ÇOCUK VE ERGEN TERAPİSİ

PSİKANALİTİK ÇOCUK VE ERGEN TERAPİSİ

Psikanalitik bakış açısı, ruhsal işleyişin dinamiklerini anlamada her kişinin öznelliğini esas alan bir anlayışı benimser. Çocuk ve ergenlerde davranış ve uyum sorunları belirtileri açısından aynı görünse bile her birinin ruhsallığının oluşumunda farklı dinamikler bulunmaktadır. Sorunsalı anlamak için nesiller arası aktarılanların ve aile içindeki her bireyin ruhsal süreçlerini açığa çıkarmak önemlidir. Psikanalitik yaklaşım görünen sorunsalın arkasındakine anlam verme uğraşıdır; çocuğun olumsuz davranışlarının altındaki neden ve bunu yaratan kaynakları anlama çabası söz konusudur. Çocuk aslında sorun yaratan davranışı ile aile içi ilişkilerde çözümleyemediği bilinçdışı çatışmayı anlatmaktadır. Bu çatışmanın kökenini anlamak zorlayıcı ve tekrarlayıcı davranışın ortadan kalkması için önemlidir. Çocuk yetişkinlerdekinden farklı olarak sorunsalını sözelleştirmede sınırlıdır. Çatışmalarını semptomlar ile ifade eder ve şifreli bir dil kullanır. Bu şifreyi psikanalitik teknikler ile çözümlemek terapi sürecinde terapistin görevidir.

Piskanalitik terapinin ilk aşamasında çocuğun ve ergenin ruhsal hayatını nasıl düzenlediği kendi özgün hikayesi içinde ele alınır. Bu hikaye çocuk/ergen, anne ve babanın birlikte bulunduğu ilk değerlendirme görüşmesinde ele alınır. İkinci değerlendirme görüşmesi çocuk ile oyun odasında, ergen ile yüz yüze yapılır. Bu değerlendirme görüşmesinde çocuğun çatışma biçimlerini, merkezdeki sorunsalını ve semptomlarını anlamak için oyun ve projektif testler kullanılır.  Çocuk psikoterapisinde oyun önemli bir yer tutar. Oyun çocuğun sorunsalını ifade ettiği simgesel dildir. Bu simgesel dil terapist tarafından yorumlanır ve terapötik ilişki yoluyla çocuk, uyumunu bozan ve çatışmaya yol açan sorunsalını aşar.

Oyun, çocuğun kullanabileceği bazı oyuncak ve malzemelerin bulunduğu bir oyun odasında oynanır. Projektif testlerin amacı, çocuğun ruhsal hayatını oluşturmadaki eksiklerinin nasıl tasarımlandırılabileceğini ve tedavi oluşturulabileceğini, çocuğun yaşadığı çatışmaların kendi yaş grubuna özgü mü, yoksa bunu aşan bir sıkıntının habercisi mi olduğunu, ebeveyn çocuk arasındaki ilişkilerdeki sorununu, endişe verici duygulanımlarını, tekrarlayıcı okul başarısızlığını, arkadaşlarla oluşan sorunlarnı ve bunun gibi aynı önemde çeşitli problemlerini ve çocuğun sembolizasyon kapasitesini değerlendirmektir.

Değerlendime görüşmeleri sonucunda, psikoterapi sürecinin başlaması yönünde bir karar alınır ise, uygulanan çeşitli psikanalitik tedavi teknikleri ile çocukla yapılacak bireysel görüşmelerin yanı sıra aile ile de ayda bir kez olmak üzere ayrı bir çalışma alanı oluşturulur.